AİHM, Türkiye’de İnsan Hakları İhlalleri Tespit Etti
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 15 Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişiminin ardından Türkiye’de yürütülen terör davalarında 947 kişinin yargılamasında insan hakları ihlalleri tespit etti. Mahkeme, bu kararıyla, FETÖ bağlantılı kişiler hakkında sürdürülen soruşturmaların sistematik sorunlarını bir kez daha ortaya koydu.
Üç Ayrı Davada İhlal Tespiti
AİHM, “Ünal ve Diğerleri v. Türkiye”, “Korkmaz ve Diğerleri v. Türkiye” ile “Parun ve Diğerleri v. Türkiye” davalarında yapılan üç ayrı değerlendirmede 591 başvurucu, 11 başvurucu ve 345 başvurucu için hak ihlali buldu. Ünal ve Parun davasında mahkeme, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve başvurucuların savunma yapabilme yeterliliklerinin eksik olduğuna karar verdi.
Korkmaz davasında ise ceza verme ilkesinin yasallığına ilişkin Article 7’de bir ihlal tespit edildi. Mahkeme, bu üç davada, tespit edilen ihlallerin maddi tazminattan daha fazla bir anlam ifade ettiğini belirterek, başvuru sahiplerinin diğer şikayetlerini incelemeye gerek duymadı.
ByLock Uygulaması ve Sistemik Sorunlar
AİHM’nin bu kararları, geçtiğimiz aylarda “Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye” davasında ortaya koyduğu sistemik problemleri takip ediyor. Mahkeme, ByLock olarak bilinen şifreli iletişim uygulamasının FETÖ’nün suç faaliyetleri için kullanılan bir araç olduğuna dair iddiaların sistematik bir şekilde değerlendirildiğini ve bu bağlamda bireysel suçluluğun ispatlanamadığına dikkat çekmişti.
Hükümet, ByLock’un örgütün iç iletişim aracı olarak kullanıldığını savunarak, bu uygulamayı kanıt olarak kabul etti. Ancak AİHM, böylesi genel bir yaklaşımın, bireysel niyet ve eylemleri değerlendirmeden cezai sorumluluğu belirleyemeyeceğine vurgu yaptı.
Türkiye’de Yargı Süreçleri ve AİHM Üzerinde Etkisi
Hükümet, 2016’dan bu yana 720,000’den fazla kişiyi FETÖ bağlantılarıyla soruştururken, 127,000 kişiyi de mahkûm etmiştir. Türkiye’deki mahkemeler, AİHM’nin daha önceki kararlarını yeterince dikkate almamakla eleştirilmekte. Türk hukuk uzmanları, AİHM kararlarının tutarlı bir şekilde uygulanmasını ve ceza hukuku ilkelerine uygun davranılmasını vurguluyor.
AİHM, Türkiye aleyhinde en fazla başvurunun bulunduğu mahkeme konumunda ve halen 23,050 başvuru, mahkeme önünde değerlendirme beklemektedir. Türkiye, AİHM eleştirilerini reddederek, uygulanan tedbirlerin gerekliliğini ve devlet kurumlarında yerleşmiş bir yapı olarak tanımladığı FETÖ’yü çökertme hedefinin önemini vurguluyor.